Kalıcı olmanın mimari açılımı: BRUTALİZM
15816
post-template-default,single,single-post,postid-15816,single-format-standard,bridge-core-2.2.2,ajax_fade,page_not_loaded,,vertical_menu_enabled,qode-title-hidden,qode_grid_1300,side_area_uncovered_from_content,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-20.9,qode-theme-bridge,disabled_footer_top,disabled_footer_bottom,qode_header_in_grid,wpb-js-composer js-comp-ver-6.1,vc_responsive

Kalıcı olmanın mimari açılımı: BRUTALİZM

Eskinin tekrar yeni olduğuna moda, müzik ve sanatta defalarca tanık olduk. Mimaride bu prensibi Brutalizm’den daha iyi kanıtlayan hiçbir tarz yok. 20. yüzyılın ortalarında başlayıp, 1970’lerin sonlarında ‘kötü zevkin yansıması’ suçlamalarıyla çökertilen bu mimari akım, güçlü geometrilere sahip brüt beton yapılara artan ilgiyle birlikte yeniden gündemde. Bakımı maliyetli ve yıkılması zor olan bu beton yapılarda değişiklik yapılması da çok kolay olmadığından, mimarlarının amaçladığı şekilde kalma eğilimi gösteriyorlar. Belki de hızla değişen kaotik dünyamızda, Brütalizm, bir anlamda kalıcılığın sembolü olduğu için insanlara çekici geliyor ve yeniden ilgi görüyor. Şimdi sizi bu akımın Avrupa’daki en iyi iki örneğine misafir olmaya davet ediyoruz.

Unité d’Habitation
La Cité Radieuse

MİMAR: LE CORBUSIER
YER: MARSİLYA
İNŞA EDİLDİĞİ YIL: 1945-1952

Modernizmin öncüsü Le Corbusier, 1952’de Marsilya’ya bir toplu konut projesi ve dünya tasarım tarihine Brütalist mimarinin en etkileyici örneklerinden birini kazandırdı. ‘Ev, içinde yaşanacak bir makinedir’ sözünü çıkış noktası alan, 18 katlı Unité d’Habitation, Le Corbusier’nin kruvaziyer gemi formundan esinlenerek 20. yüzyılın modern hayatına ithaf ettiği bir yapı. Binanın, spor tesisi ve sosyal alanlar olarak ortak kullanıma açık tasarlanan ve benzersiz mimarisiyle etrafını kuşatan Akdeniz manzaralarını gölgede bırakan teras katı, 2010 yılında Fransız tasarımcı Ora-Ïto tarafından MAMO sanat merkezine dönüştürüldü.

Trellick Tower

MİMAR: ERNÖ GOLDFINGER
YER: LONDRA
İNŞA EDİLDİĞİ YIL: 1966-1972

Macar mimar Ernö Goldfinger, 1966’da Londra’da yeni bir sosyal konut projesi için belediye ile yaptığı toplantı sonrası önündeki kağıda bir şeyler çizdi: Her üç katta bir asansör, acil çıkış merdiveni ve çöp dağıtım sistemi gibi işlevleri içinde barındıracak harici bir servis kulesine bağlanan, 31 katlı, tamamı beton bir bina. Servis kulesinin üzerine de bir kazan dairesi yerleştirdi. Binanın ilk kiracıları 1972’de evlerine yerleşti ancak Trellick, kimsenin sevmediği ve ısrarla yıkılmasını istediği bir ‘beton yığını’ olarak, olaylarla dolu bir geçmiş yaşadı. 1998’de ikinci derece tarihi eser ilan edilmesiyle nihayet itibar kazandı ve bu kez binada kiracı olmak isteyenler sıraya girdi. Damon Albarn pek çok şarkısına burada klip çekti, hatta binaya olan ilgisini ‘Best Days’ adlı Blur şarkısında dile getirdi: ‘Trellick Tower’s been calling.’

Brütalist mimarinin farklı örnekleri ile tanışacağınız kitap ve film önerisi

ATLAS OF BRUTALIST ARCHITECTURE
PHAIDON

878 Bina, 798 Mimar, 102 Ülke, 1 Stil:
BRUTALİZM

Bu mimari stilin en güzel örneklerini bir araya getiren kitap, dünyanın dört bir tarafında mevcut ve yıkılmış, klasik ve çağdaş yapıyı yakın incelemeye alıyor. 20. yüzyılın en önemli mimarlarının İngiltere ve ABD’de inşa etttikleri binalardan, Asya, Avustralya ve ötesinde daha az bilinen örneklere kadar kapsamlı bir içerik sunan kitapta; Marcel Breuer, Carlo Scarpa, Frank Lloyd Wright ve Oscar Niemeyer gibi isimlerin eserleri yer alıyor.